bodyÇ

"Google Özel Arama" tüm istanbulium.net sitelerinden sonuç getirmektedir.

19. Yüzyıl İstanbul Fotoğrafçıları

y
Abdullah Fréres, 1880'ler
Aslında bu yazı 3 ay evvel parça parça yazılmış olmakla birlikte bir türlü istediğim kıvama getiremedim ve uzun süre düzenlenmeyi bekledi. Daha fazla bekletmemek adına yayına alıp, güncellemeleri zaman içinde yapma yoluna gitmek istiyorum. Aksi takdirde hep beklemeye devam edecek gibi görünüyor.

19. yüzyıl İstanbul fotoğrafçıları ve fotoğrafçılığı ile ilgili yayınlanmış birkaç ansiklopedik boyutlu kitapları hatırlıyorum ama içeriklerini bu yazıyı hazırladığım süreçte uzakta bulunduğum için kontrol etmem mümkün değil. Akademik bir içerik olmadığı için, bunu şart olarak görmüyorum. Bu dönem fotoğrafları ve fotoğrafçıları ile alakalı internette neredeyse her Türkçe içerikte olduğu gibi eksiklikler gözüme battı. Garip olan İngilizce içeriğin bile çok yetersiz olması oldu. Bu adamlar kimdi, neden İstanbul'da fotoğraf çekmişlerdi? O dönemin İstanbul'unda fotoğraf nasıl yer alıyordu? Parça parça bazı bilgilere ulaşabilsem bile beklediğim türde bir kaynak esere denk gelmeyince, elde ettiklerimi toparlamaya başladım. Uzun süredir Evernote üzerinde toparladığım notları bir parça düzenleyip buraya aktarıyorum.

Tophane, Guillaume Berggren Fotoğrafı
19. yüzyıl fotoğraflarında nadiren yıl belgesine rastlıyoruz. O nedenle kesin tarihlendiremiyoruz. Yılı kesin olan fotoğraflar genellikle gezgin fotoğrafçılara ait ve bunlar İstanbul'da kısa süreli olarak bulunduğu tarihler bilinen fotoğrafçılar. Stüdyoları ile uzun yıllar İstanbul'da bulunan fotoğrafçıların ürettiği fotoğraflar için ise genelde 1880'ler gibi 10 yıllık bir dönemi kapsayan zaman dilimleri ile bazen 1870-1893 şeklinde daha geniş bir aralık olarak karşımıza çıkıyor. 

Fotoğraflar için kesin ay ve gün çok zor olmakla birlikte yıl bilgisi ve mevsim bilgisi bazen mümkün olabilmektedir. Fotoğrafçı kısa dönemli İstanbul'da bulunmuşsa ve bunun bir kaydı varsa en kolay yöntem bu oluyor. Eğer yoksa tarih aralığını daraltmak için fotoğrafa giren tarihi binaların inşaatı, henüz yapılmamış olması yahut inşaat halinde oluşu; tamir dönemleri, yıkım dönemleri, yangın sonrası gibi durumlar tarihlendirmede yardımcı olmaktadır. Ayrıca savaş ve göç gibi büyük toplumsal olaylar, sonrasında çekilmiş fotoğrafları tarihlendirmeyi kolaylaştırmaktadır. Hakeza uzmanları için fotoğraftaki insanların kıyafetleri bile kullanılabiliyor tarihlendirme için. 10-20 yıl şeklinde geniş aralıklı olarak sunulan bir fotoğrafı tam yıl verilemese de daha dar bir tarihe indirmek bu yöntemlerle pekâla mümkün olabilmektedir. 
Yedikule, Gülmez Biraderler Fotoğrafı
Zaman zaman ise ansiklopedilerde ve kitabi kaynaklar ile makalelerde yazan bilgileri; ortaya çıkan ve tarihlendirebildiğimiz bir fotoğrafla yanlışlayabiliyoruz. Bu, kimi zaman yer bilgisinde oluyor, kimi zaman bir özellik, kimi zaman ise o eser yahut olayla ilgili verilen bir tarih bilgisinde olabiliyor. Galata Kulesi'nin fırtınada yıkılan külâhı ile alakalı böyle bir çalışmaya girişmiştim: Külâh bahsedildiği gibi 1875 yılındaki bir fırtınada yıkılmadı mı?

19. yüzyıl fotoğraflarının ekserisi albümler şeklinde Avrupa'da basılan kitaplarda bulunan fotoğraflar olduğu gibi, çeşitli kütüphanelerde, kurum arşivlerinde tek tek veya toplu olarak bulunan fotoğraflar da olabiliyor. Albümlerde genelde fotoğrafların çekim tarihinden ziyade albümün basım tarihi belirtiliyor. Ancak karşılaştığım örneklerde bu bilgilere her zaman itibar etmemek gerektiği sonucuna vardım. Atıyorum, albümün tarihine 1890 denildiği halde, 1893'te inşaata başlanmış bir binayı gösteren fotoğrafı görebiliyoruz.  
Ayasofya, James Robertson Fotoğrafı, 1854 yılı
Bu dönem fotoğraflarının henüz tamamının ulaşılabilir durumda olduğunu sanmıyorum. Sürekli karşımıza yeni fotoğraflar çıkmaktadır. Sağolsun Avrupalılar, Amerikalılar ve Türkiye'deki çok kısıtlı bazı kurumlar arşivlerini bazen tamamen, bazen kısmen internete açıyorlar. Bunun dışında geniş arşivleri barındıran ülkemiz kurumları ise maalesef görevlerini yapmıyorlar. Ya halen salla başı al maaşı memur zihniyeti devam ediyor, yahut bürokrasinin azgın çarkları iş yapmak isteyenlerin önünde engel teşkil ediyor, bilemiyorum.

Özellikle 19. yüzyılda çekilmiş fotoğraflarla uğraşırken çeşitli gariplikler farketmeye başladım. Muhtemelen daha evvel bunu farkedenler olmuştur; çeşitli vesilelerle kulağıma çalındı ama henüz internet üzerinde yayınlanmış bir araştırmaya denk gelemedim. Yazı içerisinde sırası geldikçe örnekler sunmaya da çalışacağım. En çok karşılaştığım Ayasofya Geniş İç Görünümü fotoğrafı hemen hemen tüm fotoğrafçıların albümlerinde var ve birebir aynı fotoğraf. Buradan ayıklayabilirsiniz bu fotoğrafları.
Galata Köprüsü Sébah & Joaillier fotoğrafı
Ayrıca, aşağıda fotoğrafçıların fotoğraflarını isimleri doğrultusunda sınıflandırdığım linkleri vereceğim. Böylece ilgili fotoğrafçının temin edilebilmiş fotoğraflarına eski.istanbulium.net ve pinterest adreslerinden verilen linklerle toplu olarak  kolayca ulaşım mümkün olacaktır. Bu albümler fotoğraflar temin edildikçe genişlemektedir.

Fotoğrafçı isimleri ile alakalı komik kişisel bir durumu belirteyim: Gerek Abdullah Fréres, gerekse Gülmez Fréres'leri nedense ilk başlarda tek bir kişinin adı soyadı gibi düşünmüştüm. Halbuki ortaokul yıllarındaki Fransızcamdan bilmekteydim "fréres" kelimesini. Aklıma o dönemler öğrendiğimiz ve sözleri halen ezberimde olan kısa şarkı geldi:
Frère Jacques
Dormez-vous?
Sonnez les matines
Ding-dang-dong
Evet. Fréres kullanılmadığı durumlarda sıkça rastlayabileceğimiz şekliyle: Abdullah Biraderler ve Gülmez Biraderler. Yani bir kişi değiller. :)

19. Yüzyıl Fotoğrafçıları Kimlerdir?

Evvela 19. yüzyıl fotoğraflarında isimleri sıklıkla karşımıza çıkan, zaman zaman fotoğrafların üzerinde okuduğumuz isimleri, elde edebildiğimiz fotoğraflarına topluca ulaşacağımız linklerle birlikte listelersek: 
Listedeki bu kişilerden Pascal Sébah ile Polycarpe Joaillier'ın ortak fotoğraf stüdyosu olduğundan karşımıza çok miktarda Sébah & Joaillier şeklinde fotoğraf çıkmaktadır. Bu liste tamamı olmayıp, fotoğraflarına sıklıkla rastlayabildiğimiz isimleri içermektedir. Haklarında elde edebildiğim kadarıyla bilgileri toparlıyorum. 

 * * * ************************** * * *
Abdullah Fréres 
3 Ermeni kardeş.
Viçen Abdullah (1820 - 1902)
Hovsep Abdullah (1830 - 1908)
Kevork Abdullah (1839 - 1918)

Abdullah Biraderler 1858 ile 1898 tarihleri arasında profesyonel fotoğraf işini sürdürürler. İlk olarak 1856’da Alman kimyager Rabach'ın Beyazıt’a kurdugu atölyede fotoğrafçılıgı ögrenen Viçen Abdullah, Rabach'ın 1858'de Almanya'ya dönmesiyle atölyeyi satın alıp fotoğrafçılığa başlar. Aynı sene kardesi Kevork Abdullah  Venedik’deki Murat Rafaelyan Ermeni Sanat Okulu'nu birincilikle bitirirerek İstanbul'a dönüp kardeşi Viçen'le beraber çalışmaya başlar. 1863 yılında Sultanahmet'te (Atmeydanı) Osmanlı İmparatorluğu'nda tarımsal üretim ve el sanatları için düzenlenen bir sergi gerçekleştirilir: Sergi-i Umumi-i Osmani   Bu sergi kendi fotoğraflarını göstermek için bir fırsat olur. Peşinden Sultan Abdülaziz'in resmi fotoğrafçısı olurlar. Abdülhamit devrinde de bu sürer. Sultan'ın fotoğrafa merakı ve emri ile İmparatorluğun her köşesinde fotoğraf çekerler. Sultan Abdülhamid’in hazırlattıgı ve “Yıldız Albümleri” olarak bilinen koleksiyonda bulunan 35.000 üzerinde fotoğrafta Abdullah Biraderler'in büyük rolü vardır.
Adalet Kulesi'nden Tarihi Yarımada Görünümü, Abdullah Fréres Fotoğrafı
1865 yılında Beyazıt Kulesi'nden aldıkları panorama fotoğraf ile 1867 yılında gerçekleşen Paris Dünya Fuarı'nda çok beğenilirler. Aynı sene Beyoğlu'nda Rus Elçiliği yakınındaki Abdullah Fréres isimli stüdyolarını da açmışlardır.
Galata Kulesi'nden Alınan Panoramanın Bir Bölümü
Dönemin Pascal Sébah, Basile Kargopoulo ve Guillaume Berggren gibi fotoğrafçıları ile rekabetleri de artar...

1870 yılında Société Française de Photographie'ye üye olunca ünleri artar.

14 yılın sonunda Basile Kargopoulo'nun 1877 yılında saray fotoğrafçısı olarak atanması üzerine portre fotoğrafçılığına dönerler; bu dönemle birlikte ekonomik sıkıntıları da başlar. Bunun üzerine 1886 yılında Kevork ve Hovsep Abdullah Kahire'de bir fotoğraf stüdyosu açarlar. 1887 yılında Tevfik Paşa ile birlikte Nil gezisi yaparlar ve çektikleri fotoğraflar parasal bir rahatlama getirir.

1893 yılında Sultan Abdülhamit Amerikan Kongre Kütüphanesi'ne Osmanlı'yı tasvir eden 51 fotoğraf albümü gönderir. Bu albümlerdeki fotoğrafların çoğu Viken Abdullah tarafından çekilmiştir.

Kevork Abdullah 1895 yılına kadar Kahire'deki stüdyosunda çalışmalarını sürdürür. Sonra tekrar İstanbul'a döner.

1899 yılında ise Abdullah Biraderler tüm negatifleriyle birlikte arşivlerini Sebah & Joaillier'e satarlar.


Adolphe Saum
1865 - 1870 yılları arasında İstanbul'u fotoğrafladığını biliyoruz.
Kızkulesi Adolphe Saum, 1865-1870

Alfred Nicolas Normand 
(1822-1909)

Vefa Kilise Camii, 1887
Eldeki bilgilere göre 1851 yılında çıktığı turla birlikte 1852 yılı başlarında İstanbul'a ulaşır  ve 17 Ocak 1852'de İstanbul'dan ayrılır. İnternetteki birincil kaynaklarda az sayıdaki İstanbul fotoğrafları için 1887 tarihi atılmıştır. Fotoğraflardaki ağaçların yaprakları Ocak ayı için şüphe uyandırıyor. Tarih konusu muallakta şimdilik. Daha detaylı bir araştırmaya muhtaç.

Ali Rıza Paşa
1907 yılında vefat eden Ali Rıza Paşa'nın 1880-1893 arası fotoğraflarına kongre kütüphanesinden ulaşabiliyoruz.
Atmeydanı ve Sultan Ahmet Camii Ali Rıza Paşa Fotoğrafı 1880-1907


Ali Sami (Aközer)
 (1866 Rusçuk – 1936 İstanbul)
Yıldız Sarayı Seyir Köşkü, Ali Sami Fotoğrafı, 1900

Aşil Samancı 
Fotoğrafçılığı Abdullah Biraderler'den öğrenir. 1900'lerin başında Gülmez Biraderler'in tüm stüdyo ve arşivini satın alır. Stüdyonun adını Apollon olarak değiştirir.
Ayasofya, Aşil Samancı / Apollon Stüdyosu Fotoğrafı

Basile Kargopoulo
Yahut Vasilakis Kargopoulo1850 yılında ilk stüdyosunu İstiklal Caddesi'nde bulunan Rus Konsolosluğu yakınında açar. İstanbul kıyafetleri ve sokak satıcıları üzerine yoğunlaşan fotoğraflar çeker. 1877 yılı Nisan ayında saray fotoğrafçısı olur. 1879 yılında Galatasaray Lisesi yakınında ikinci stüdyosunu da açar. Kamil Paşa'nın emri ile İstanbul hapishanelerindeki mahkumların fotoğraflarını çeker ve bu fotoğraflar daha sonra yeni vakalardaki suçlu tespitlerinde kullanılır. 
Anadoluhisarı,  Basile Kargopoulo fotoğrafı

Charles Gerard

Ayaspaşa, Charles Gerard fotoğrafı, 1860'lar

Christopher Oscanyan
Galata Kulesi'nden, 1876, Cristopher Oscanyan fotoğrafı

Edwin A. Grosvenor 
Amerikali tarihçi Edwin A. Grosvenor (1845 -1936) Istanbul'da Robert College'de uzun yıllar tarih dersleri okutmuştur (1873-1890). Ortaçağ ve özellikle Bizans konusunda ün yapmis bir uzmandır. Eserini hazırlarken başta Osman Hamdi Bey, Philologos Syllogos Cemiyeti üyelerinden Manuel I. Gedeon ve özellikle Dr. Alexander Paspatis'den yararlandı. Eserde Bizans ve Türk mimarî eserleri yer almaktadır. Kiliseden bozma camiler yaninda selatin camileri, hanlar, hamamlar, kiliseler, sarnıçlar v.s., Haliç ve Boğaziçi'nin her iki kıyısı, adalar, Üsküdar ve Kadıköy'ün canlı bir tarihi çizilmektedir. Eser bir bakıma hem İstanbul'un ayrıntılı bir tarihi, hem de tüm Bizans ve Osmanlı abidelerinin sayımının ve tanıtımının yapıldığı bir sanat tarihi hazinesidir. Ktabın diğer bir özelliği de tüm abidelerin 1880'li yıllarda çekilmiş fotoğraflarını da içermesidir. Görsel bakımdan son derece zengin olan eser, gayet duru ve akıcı bir dille kaleme alınmıştır. 

Ernst De Caranza
1839 yılında İstanbul'a gelen bir kimyacı olan Caranza; ilk olarak 1852 yılında İstanbul fotoğraflarını çekmeye başlar. Çektiği 55 fotoğraftan oluşan albümü Sultan'a hediye eder. Bu sayede Sultan'ın fotoğrafçısı ünvanını kullanma iznini alır. 1854 yılında daha kaliteli fotoğraflar ile sergilere katılır. 1856 yılındaki Paris Sergisi sonrası İstanbul'a dönmemiştir.
Galata Kulesi, 1852 Fotoğrafçı: Ernest de Caranza

Félix Bonfils
Beyrut'ta 1867 yılında bir stüdyo açan Bonfils bir süre İstanbul'a da gelir.
Galata Kulesi'nden Süleymaniye Yönü, Felix Bonfils Fotoğrafı

Francis Redford 
(1816-1894)
1862 yılında Galler Prensi'nin Türkiye ve Ortadoğu'yu kapsayan gezisine katılarak İstanbul'a gelir. Fotoğrafları ay ve gün olarak bile kesindir.
Beyazıt Kulesi'nden Süleymaniye, Francis Bedford / 24 Mayıs 1862
Guillaume Berggren
Berggren fotoğraflarını ayrıca seviyorum. Fotoğraf tekniğini Berlin’de öğrenen Stokholm'lü Berggren İstanbul’a gelene kadar pek çok farklı Avrupa kentinde çeşitli işler yapar. 1866’da Marsilya’ya gitmek için bindiği gemiden, ömrünün sonuna kadar kalacağı İstanbul’da iner ve kente yerleşir. 1870 yılında Beyoğlu'nda stüdyosunu açar ve manzara fotoğrafçılığında pratik yapar. 1875-1876 yıllarında çektiği Büyükdere ve Asya yakasından çektiği Boğaziçi fotoğrafları çok bilinenlerdedir. 1900 yılına kadar yoğun tempoda çalışır, turistlere ve dergilere fotoğraf satar. 1914'te ekonomik nedenlerle arşivlerini dağıtmak zorunda kalır. Bir kısmını Alman Konsolosluğu alır ve fotoğraflar halen Alman Arkeoloji Enstitüsü'ndedir.
Bozdoğan Kemeri Guillaume Berggren / 1875

Gülmez Fréres
1970 yılında Beyoğlu'nda bir stüdyo açan Gülmez Biraderler Sultan Abdulhamid’in de saray fotoğrafçısı olmuşlardır. Yervant, Artin, Kirkor Gülmez portreler ve İstanbul'un kırsal görüntülerini çekmişlerdir. Kardeşlerin özelikle İstanbul üzerine olan çalışmaları oldukça kaliteliydi, bu yüzden Sultan Abdülhamid tarafından 1893 yılında Amerika Şikago’da yapılan uluslararası fotoğraf sergisine gönderilmek üzere İstanbul'un panoramik resimlerini çekmekle görevlendirildiler. 1900 lerin başında stüdyolarını fotoğrafçı Aşil (Achille) Samancı’ya devrederek ortaklığa son verdiler. 
Beyazıt Kulesinden Eminönü Gülmez Fréres Sonradan Renklendirme Fotoğraf

James Robertson
1840'ta İstanbul'a gelen James Robertson, Darphane'de şef hakkak olarak çalışır. 
Tophane Kasrı ve Nusretiye Camii, James Robertson fotoğrafı, 1854-55
Robertson'un fotoğraf çalışmalarında Felice Beato (1825-1903) asistanlığını yapar. 1851'de İstanbul'da birlikte pek çok mimari belgesel fotoğraf çekerler. Fotoğraflar önceleri, Robertson adıyla, birlikte çalışma başladıktan sonra Robertson & Beato veya Robertson & Beato Co. diye imzalarlar. 1855'te Kırım Savaşı'nı çekmek için Kırım'a giderler. Sonrasında pek çok ülkeye seyahat eden Robertson'un 1855 sonrası çektiği İstanbul fotoğrafını görmüyoruz.

Joseph Philibert Girault de Prangey
Şu ana kadar elimizde bulunan en eski İstanbul fotoğraflarını çekmiştir.
Beyazıt Kulesi'nden, 1843

Mihran İranian
Mihran İranyan dönemin Beyoğlu’nda bulunan diger ünlü bir fotoğrafçısıdır. Stüdyosunu 1891’de İstiklal Caddesi'nde açmıştır. Fotoğraflarında M.Iranian imzası bulunur.
Kağıthane, Mihran Iranian fotoğrafı
Nikolai Andreomenos
(1850-1929)
Abdullah Biraderler’in Beyazıt’taki stüdyosunu aldıktan sonra 30 yıl kadar işletir. 27 Ocak 1929 da ölümüne kadar fotoğraf çeker.
Dolmabahçe Camii ve Çevresi, Nikolai Andreomenos fotoğrafı

Pascal Sébah
1823'te Ermeni bir anne ve Suriye'den göç eden katolik bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelir. 

Beyoğlu'nda Basile Kargopoulo'dan sonra açılan ikinci stüdyoyu 1857 yılında El Şark ismi ile açar.

Stüdyonun en parlak dönemi, 1873'de katıldığı Viyana Evrensel Sergisi'yle başlar.
Ahırkapı ve Topkapı Sarayı Surları, Pascal Sébah fotoğrafı
O yıl, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun başkenti Viyana'da düzenlenen uluslararası fuar dolayısıyla Osmanlı Devleti bir kitap hazırlatır. Kitabın hazırlanması fikri, Viyana Sergisi komisyonuna başkanlık eden dönemin Nafıa ve Ticaret Nazırı, aynı zamanda Osman Hamdi Bey'in babası olan İbrahim Edhem Paşa'dan gelir. İbrahim Edhem Paşa, 1872 yılında, kıyafet kataloğunda yer alacak fotoğrafların çekimi için Pascal Sébah'ı görevlendirir. "Les Costumes populaires de la Turquie en 1873" (o günün çevirisiyle "Elbise-i Osmaniyye") adıyla, Osman Hamdi Bey ve Marie de Launay tarafından Fransızca hazırlanan yapıt, Osmanlı coğrafyasında yaşayan her kesimden insanın kıyafetlerini tanıtmaktadır. Pascal Sebah 1873'teki bu sergideki albümle altın madalya alır ve Sultan tarafından 3. derecede Mecidiye Nişanı ile ödüllendilir.

Pascal Sébah'ın “El Şark” stüdyosu ve negatifleri 1881 yılında çıkan yangında kül olur.
Beyazıt Kulesi, Pascal Sébah, 1870
Pascal Sébah’ın 1883’te geçirdiği beyin kanaması sonucu felç olması üzerine kardeşi Cosmi Sébah, Pascal'ın oğlu stüdyoyu yöntebilecek yaşa gelene kadar stüdyonun yönetimini devralır. Pascal Sébah 15 Haziran 1886 yılında vefat eder.

1888 yılında henüz 16 yaşında Pascal’ın oğlu Johannes (Jean) Sébah (1872-1947) atölyeyi devir alır ve aynı zamanda Fransız fotoğrafçı Polycarpe Joaillier ile ortak olup stüdyonun ismini Sébah & Joaillier olarak degiştirirler. Kendi ve babasının çekdigi resimlerde "J P Sébah" (Jean Pascal Sébah) imzasını atarak babasının şöhretinden yararlanır. 
Küçük Ayasofya Camii, 1890, Pascal Sebah
1905’de Joaillier’in Paris’e geri dönmesiyle birlikte stüdyoyu bir müddet tek başına yöneten Jean 1910’da Hagop İskender ile ortak olur. Jean ve Hagop 1934 yılında emekliye ayrılınca Hagop’un oğlu Bedros İskender ve ortağı İsmail İnsel stüdyoyu devralır. Stüdyo en sonunda İnsel’e kalır ve ismi "Sabah" olarak degiştirilir. Pascal Sébah’ın kurdugu bu ünlü ve Péra'nın en büyük stüdyosu açıldıktan 95 sene sonra 1952’de kapanır. Johannes Sébah Haziran 1947’de öldüğü vakit babası gibi o da Feriköy Latin Katolik Mezarlığı'na gömülmüştür.


Polycarpe Joaillier
...

Not: Eksikler zaman içinde ve bilgiler temin edildikçe tamamlanacaktır.

Kullanılan İnternet Kaynakları:
http://www.hyetert.com/yazi3.asp?Id=453&DilId=1
http://www.islamicmanuscripts.info/reference/articles/Cicek-2000-Civilisation-4/Cicek-2000-Civilisation-4-1-812-826-Ozendes.pdf